Merhaba,
“Beslenme ve Gıda Bilimi” alanında lisans ve yüksek lisans dereceleri sunan bir programda profesörüm. Program, geleneksel gıda biliminin kapsamı dışındaki derslerle oldukça seyrelmiş olsa da bugüne kadar işverenlerin mezunlarımızın gıda bilimi pozisyonlarına yaptığı başvuruları ciddiye alması konusunda oldukça başarılı olduğumuzu düşünüyorum.
Yakın zamanda öğretim üyelerinin uzmanlığını programa daha iyi katmak ve “vizyoner”, “ileriyi düşünen” bir yapı oluşturmak amacıyla bölümümüz program adını daha özgün ve kapsamlı bir adla değiştirmeyi değerlendiriyor. Ele alınan ilk taslak fikirlerden bazıları şunlar:
- Sürdürülebilir Gıda Üretimi,
- Gıda ve Esenlikte Sürdürülebilirlik,
- Gıda Sürdürülebilirliği,
- Gıda ve Esenliğin Geleceği,
- Ve benzerleri.
Benim kaygım, gıda sektöründeki olası işverenlerin başvuranların özgeçmişlerinde bu adları görüp “Bu gıda bilimi değil... sıradaki aday!” demesi. Ancak dürüst olmak gerekirse bunu gerçekten bilmiyorum. Belki işverenler bunlardan bazılarını çekici, ileriyi düşünen ve istihdama uygun bulabilir. Sanırım ilk seçeneğin böyle algılanma şansı daha yüksek.
Bölümümüzün tüm öğretim üyelerini kapsamasını ve olumlu bir anlayışla iyi bir program oluşturmasını gerçekten isterim; ancak öğrencilerimizin işlere uygun görülme yeteneğini ortadan kaldırabileceğimizden ciddi biçimde kaygılanıyorum. Bu konuda başkalarının düşünce ve görüşlerini duymaktan çok memnun olurum. İşe yaradığı görülmüş yöntemler hakkında önerisi olan varsa bu da harika olur. Çok teşekkürler!
Food & Material Scientist yanıtı
gönderilmeBu programın yürütüldüğü yer veya konum büyük rol oynar.
Bu durum bir süredir devam ediyor. Gıda işleme ve sanayi araştırma-geliştirmesinin yoğunlaştığı bazı ülkeler bulunduğu görülebilir; özellikle sanayi düzeyinde bu yerlerde gıda teknolojisi öğrencilerinin olanakları artmaktadır. Genel olarak Birleşik Krallık’ta çok sayıda gıda geliştirme çalışması yürütüldüğü için gıda teknolojisi mezunlarına daha fazla gereksinim olduğu sıkça duyulur.
Alternatif proteinler alanı büyüdü ve birdenbire et, karides dokusu gibi konularda deneyimli uzmanlara büyük gereksinim doğdu. Mekanik karıştırma ve süreç ile bütün gıda geliştirme kategorilerinde ortaya çıkan doku değişimleri arasında da bir ilişki vardır; bu eskiden daha az öne çıkıyordu.
Sürdürülebilirlik önemli ölçüde ilerledi. Vejetaryenlik artarken lezzetli gıdalara gereksinim duyulmaya devam edecek. Su, gıda atığı ve sağlıkla bağlantılı sürdürülebilirlik konuları önemini koruyacak. Kişiselleştirilmiş beslenme de kişiselleştirilmiş tıbba benzer biçimde öne çıkmaktadır.
Gıda bilimi derecesinde kimyanın payı büyüktür. Bu nedenle gıda, su, çevre ve diğer alanların analizi veya kalite kontrolüyle ilgili işlerde analitik kimya öğrencileri yine üstün gelebilir ya da rekabet edebilir.
Gıda biliminin kapsamı sürekli değişmek zorundadır ve bu, gözlemlediğimiz büyük bir zorluktur. Örneğin birçok şirketteki yeni iş alanları; stabilizatör, tatlandırıcı, emülgatör ve benzerlerini içeren içeceklerle bağlantılıdır ve ileri düzeyde kolloid bilimi bilgisi gerektirir. Dolayısıyla yeni gıda eğilimlerinin gereksinimlerine uyum sürmelidir.
Ayrıca yapay zekânın yaygınlaşmasıyla veri analitiğini de müfredatımıza katmamız gerekip gerekmediğini düşünmeliyiz. Gıda teknolojisinde güncelliği korumak ve programları yenilemek hepimizin takip etmesi gereken bir konudur.